harceng

22/5/2008 - ŞU İNSAN OĞLU

Hayatta;

Ölümler,ayrılıklar,kaybetmeler,acı,ihanet mutluluk sevinç hepsi vardır.Hepsini yaşar insan.

Hüzün gelir ağlar

Mutluluk gelir güler

Ölüm gelir kaybeder sevdiklerini depresyona düşer.

Başına gelenlerden;

Kendini suçlar hayatı suçlar,isyan eder,yaşadıklarından ders aldığinı zanneder.yeni bir yol çizmeye kalkar kendine.kaosunda yitip gider

Çok garip huyları vardır insan oğlunun.Elde ettiği mutluluğu önceleri kucaklar ve onun derin hazzında kaybolur,sonrasında  sorgulamalar başlar, yetmez olur mutluluk bu seferde kendi yalnızlığını özler.

Tuhaf bir yaratıktır.

Herşeye sahip olmak ister.Elindekilerle yetinmeyip daha çoğuna göz diker.

Bencildir;

Her şey kendi istediği gibi olsun ister.

Başka hayatlara bulaşır. Lekeler.

Hamuru çamurdur zaten.suyu kirli.

 

Yalnızlıktan ürker.Canı sıkılır, işte bu yüzden daima yanında birileri olsun ister.Egosunu tatmin için başkalarının yüreklerini talan eder. Almadan vermeyi

Sevilmeden de sevmeyi

Kendi kendine de mutlu olmayı bilir de bilmez.

Herkesi kendisi yapmak ister.

Kendi bakış açısından kendine göre olsun ister çevresindekileri.

Olmayınca da küser.

Ve yavaş yavaş kaybeder elindeki kıymetleri

Kaybederken hayatı da öğrenir mi acaba?

Kim bilir…..?

 

harçeng

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/1/2008 - BİZ KADINLAR

Biz kadınlar severiz konuşmayı.

Kurduğumuz yakınlığın sürmesi adına.sizler ise bu duygusal yakınlığa ihtiyatla yaklaşırsınız hep.üzerinize gelinmesinden hiç hoşlanmazsınız. Bunu çok iyi biliriz.

Oysa bizim konuşmamızdaki ve bir şekilde iletişim kurmak istememizdeki sebepler sadece bizlere hastır.

Duygularımız anlaşılsın,paylaşılsın isteriz.

Dahası net ve kendimize göre şekillendirdiğimiz dünyamız bilinsin  isteriz.sizin dipsiz kuyularınıza salladığımız bir kova sözcükle.tabiiki seçer ve ayıklarsınız kendinize göre.

Seçip ayıklarken yolladığımız o küçücük mesajları da göremezsiniz.

Biz kadınlar her zaman ışıkta gezmeyi severiz. İsteriz ki her şey aydınlık ve tüm detayları ortada olsun.bunu yaparken de her yol mübah olur.inan hepimiz öyleyiz. Sizlere bir şey anlatırken sazlar başka söz başka olur bir kelimede bin anlam dolanır.

Tanrı böyle yaratmış napalım…

Aklıma bir Nasrettin hoca fıkrası geldi bu arada;

Hoca iğnesini yitirmiş evinin avlusunda.Onca zaman aramış bulamamış.

Komşusu gelmiş bir gün yanına o aranırken avluda.

İğneni nerede düşürdün hoca? Diye sormuş

Hoca kendinden gayet emin yanıtlamış;

Ahırdaaaa…

O zaman komşusu demiş ki

Ahırda kaybettiğini ahırda ara.

Hoca hemen yanıtlamış ardından;

Avlu daha aydınlık ama….

 

Aramak eyleminin kendisi hoş

Nerede ararsak arayalım aramak hoş.Benim derdim hoca gibi aydınlıkta ve ışıkta kalmak sadece.

 İğnem nerede kaybolduysa kaybolsun.

 Ne işim var karanlık bir ahırda.

 

 

İşte böyle  biz kadınlar ışığı ve onun bize net olarak gösterdiklerini seviyoruz. Hepimiz.

İğneyi bulmak içinde habire konuşuyoruz.

 

Biz kadınlar sözü severiz.

İletişim kurmayı da.

Sadece hariçten bir gazel okudum. Valla art niyetim yoktu.

 

okuduklarımla içine kattıklarım.Harçeng

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/12/2007 - KIZIMA MEKTUPLAR(2)

  Gecenin bir vakti  sana yazmamın sebebi; seninle hayatımda şu an ki yaşadıklarımı, içsel gerçeklerimi, içselliğimi ve gerçeklerimi  paylaşmak istemem sadece. Aslında bunu taa sabah yatağımdan kalkınca yapmayı imgelemiştim.Olmadı işte. Sende haklısın.Kendi açından tabii...

  Zaman zaman belki de kısa aralıklarla bu bana oluyor,tetikleyen ne bilemiyorum,kendimi dipsizliğin en dibinde debelenirken buluyor çıkmak bile istemiyorum.Sende farklı gelişiyor,sen uykuya ve içine kapanmaya çekilirken benim dışa vurumum artıyor,karşımdaki nasibini alıyor...

   Başkaları ile ilişki kurmadan da yaşanmıyor işte.kendime yönelik mazohist sapmalar mı gösteriyorum acaba,ruhuma eziyet etmekle???

  O gün telefonda sen huzurlu ol deyip onca olumlu şeyleri ardı ardına sıralarken bunu farkettim bir an.

  İçinde bulunduğum bu olumsuz özgürlüğün bedeli bu herhalde.

   Özgürlük ise kişiye göre değişen çelişkili bir kavram.

Kendimle  uğraşmaktan usanç geldi.Bazen bu dünyanın içinde tam ortasında gayet mutlu olurken bazen bu dünyaya ait değilmişim gibi geliyor.

elimi kolumu kim ya da ne bağlıyor benim?

Bağlı olmayan sadece yaratıcı(!) düşlerim oluyor,

frenim tutmuyor o noktada

sadece düşler.

Kendi uydurmalarım,ve onlara inanmam.

Eylem yok tembellik ön plana çıkınca

öylece kalakalıyorum fitili bir noktada ıslanmış dinamit gibi patlayamıyorum

İçim enerji dolu.

Galiba hatam  kendi kendime yetememek

ve yalnızlık...Aslında sen varsın bu anlamda şikayetim olmamalı değil mi?

Sana bunları yazarken ve bir anlamda sohbet ederken aynı anda bu konuda yazılmış yazılara bakıyorum bir yanım bıyık altından gülüyor.

 

(Yalnız kadınlar mutludur, rahattır, üstelik hiç bir kadın sonsuza kadar yalnız kalmaz. En azından kendisi istemedikçe... Kalabalık gidilen bir yemekte, bir sürü çiftin arasında bekar olmak belki biraz can sıkıcıdır ama bu davetlere sık sık katılmak zorunda değilsin... Çevrendekilerin aşk hayatındaki gelişmeleri duymak için sabırsızlanmaları ve sürekli sorular sormaları da hoş olmayabilir. Sen de onlara en son katıldığın partide kaç kişinin numaranı almaya çalıştığını heyecanla anlatırsın, emin ol ki içten içe yerinde olmak isteyeceklerdir, sana "yani yine birini bulamadın öyle mi" demelerine aldanma sakınnnnn)hahahahahaa....

 

  Sevgili kızım;

ihtiyacım oluyor bazen dertleşmeye,inan ki kendi kendimle  konuşmalarım beynimde yankılandığı sürece karışıyorum çözülmez oluyorum işte böyle.

Durum ortada.

  Oysa beş sen önceki ben bu değildi.En azından gelen yedileri kırkları dağıtmasını bilirdi. O nerede?neden??? niye???? bu kesinlikle ben olamam???

iki sene öncesi alışageldiğim bir formatı resetleyip bu formatta devam ettiğimden beri tuhaf oldum ben yaa....diyeceksin ki çok mu doyurucuydu? kesinlikle hayır,konu bu da değil.konu alışkanlık sadece adapte meselesi yani...Olamıyorum bir türlü bir yerlerden patlak veriyor.Umarım gececek ama ne zamannn???

 

Beni tutan ne

Engel benim kendime kimse değil öylemi?

Ya da kurallar

Kimbilir?????

Kime neyi ıspatlamak zorundayım ki ben kendimden başka?

bitsin artık bu işkence bitmesini diliyorumm.İçimde saklanan o duyarlı,munis,edilgen,anlayışlı,sevgi ve şefkat dolu insansı yanım kaybolmadan!!!

En çok da bundan korkuyorum.

İçimde bir tahta kurdu besliyorum

Beni  kemiriyorr...

 

Neyse ki görüşeceğimiz günler yakın.Seni çok seviyorum.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/11/2007 - KIZIMA MEKTUPLAR(1)

     

 

Sevgili kızım;

      Gevşemişsindir şimdi koltuğuna gömülmüş uyku böcüğünü gezdiriyorsundur gözlerinde.

      Ben mi? Ben mısır çerezi yiyip gazoz içiyorum şu sıralar.Yalnızlık geceleri abur cuburcu yapıyor insanı. Durmadan yiyip içen  tazmanya canavarlarına döndüm.

Gecelerin sessizliği korkunç oluyor.O yüzden arada bir sana sesleniyorum.

 Şehrin bu kasvetli havalarını seviyorum,hani arada bir titrek bulutların arasından güneşin göründüğü günlerdeyim.Gezdim bu gün.Gün güzeldi çünkü. Ayarttım ziyarete gittiğim kişileri.Yürüdük biraz.

 

      Hiçbir duvar tam olarak düz değil,yaşamı bir duvara benzetiyorum ben. Ara sıra kafasını vurur insan o duvara,bazen bilmeden görmeden, bazen de bile bile sinirden toslar.Genelde dağılan biz oluruz duvar değil.

Yaşama küsmek yada onu kucaklamak yada  gerilip gerilip böğrüne toslamak yaşamın umrunda mı sanki? O bildiğini okur işte. Aslında meydan okumak lazım geliyor ama kaybettiğine inanırsa bir de insan ne yaparsan yap olmuyor.

     Gün çabuk bitiyor.

     Beş dedin mi kararıyor hava.Herkes evlerine çekiliyor.

Panjurları kapadım.tv açtım elimde kumanda zap yapıp duruyorum.Aklıma geldin ne yapıyorsun oralarda?

    Seninle didişmelerimizi düşünüyorum.Eskiden nasılda boğuşurduk Gıdıklardım seni anımsıyormusun?Sabah kahvaltılarında mıy mıy hallerin olurdu. Minnacık ekmek taneler sonra minnacık peynir koparıp ağzına atar üstüne çaydan  bir yudum alırdın..Kalk haydi toplayacağım masayı demesem saatlerce orada oturup tembellik ederdin.

   Canım sıkılıyor şimdi aynı mekanda sensiz sessiz oturuyorum kendi kuyruğunu yutan yılan gibiyim. Patates çuvalı gibi olduğum yerde ağırlaşıyorum gitgide. Yakında süğeceğim.

   Aslında can sıkıntısı yaratıcılığı kamçılıyor.Geçenlerde elime geçirdiğim sarı yaldız boya ile evde ne var yoksa boyadım. Mutfak tezgah ıda buna dahil.

 

 

Filozof filan da oldum bu günlerde

Yeni fikirler üretiyorum durmadan.

 

Geceleri;

Odamda sırt üstü yatıp tavanı seyrederken

Modelini değiştiriyorum sallanan avizenin.

Tırnaklarımı kemiriyorum ayrıca.

Hiç durmadan kahve yapıp

Fallar açıyorum

Yol var mı diye

Yollar çıkıyor

Gitmeye üşendiğim.

 

Ne zaman bir kitap alsam elime

İki satır sonrası gözlerim kapanıyor.

Bir televizyon bir buzdolabı

Volta atıyorum durmadan

Ne var yok tıkınıyorum.

Ekranda aslanlar dolaşıyor

Keman eşliğinde şarkı söyleyen kargalar

Dizilere uçuyor.

Az şekerli bir kahve daha yapıyorum.

Kaymaklı bisküvi üzerine çeşitlemeler

Haberlerde aklım karışıyor, debelenirken

Canım sıkılıyor işte.

Üstelik seni de çok özlüyorum.

 

Ehh!!! ara sıra yazışıyoruz ya seninle. İyi haberlerini alıyorum.içim göneniyor.

 

Aklıma koydum. En kısa zamanda sana geleceğim.

HARCENG

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2007 - BANA NE...

   

 

 

Bazı insanlar vardır sindire sindire yaşamak istediğiniz sıkıntıyı bile yaşatmak istemezler size.  Uzun, sıkıcı kendilerince pozitif olan cümleler silsilesi ile karşınıza dikilir, nutuklarını kendilerinden geçerek anlattıktan ve gerekli yerlerde parantezler açarak pozitif örnek olay sunumlarını yaptıktan sonra omuzlarını arkaya atıp gözlerini belerterek, işaret parmaklarını gözünüzün içine şoka soka şükür et haline diye bitirirler  cümlelerini.

   İyide be kardeşim ben sıkıntımı yaşamak istiyorum.Onu gözümde ve beynimde kocaman yaparak ruhuma olan etkisini nötr hale getirmek istiyorum,Lütfen tercihe saygııııı!!! size de ne oluyor yahu bakışları ile gözlerine bakarak dinlersiniz.

 -Pozitif ol kardeşim stres insanı hasta yapar

 -Bak şunun var, bunun var sağlığın yerinde,iyi kötü kimseye muhtaç olmadan yaşayıp gidiyorsun,ya şöyle olsaydı,ya böyle olsaydı……fan fin

   Bakınız bir kere pozitif  olan her şey negatifleri bünyesine çeker.Bunu iyi düşünün davetinize icabet ettiğimde.

   Öyle ota boka,garip bir espiriye gülemem ben,yapmacık neşelenmelere pozitifim imajı hiç veremem.Nasıl hissediyorsam o zaman diliminde öyle olurum.

İnsanların hayatında her şey öyle istediği gibi gitmiyor işte.Oturdum şiirler yazdım,düşlerimi mavi yaptım,yakamozlar savurdum,halkalandım dalgalandım duruldum yazdım ha yazdım.neyi buldum peki?Mutluluğu iyi tarif edebildim mi yada hüznü?Mutluluk ütopya dostum!Eriştiğini sanıyorsun sadece.

   Her kırıklığına pozitif bir kılıf uydur,her şeyde bir hayır ara,birileri seni kendilerine benzetmeye çalışsın,

-Canım ya; gülmek sana yakışıyor hep gülmelisin. Bak ne kadar güzel oluyorsun gülünce.

Ya kardeşim devran kendini kurgulamış gidiyor.şimdi ben böyle hissediyorsam böyle olmalıyım rahat bırak beni sıkıntılarımla .Zorla mekanik bir gülümseme mi takmam lazım suratıma ne farkım kalır kuklalardan ? Fizyolojim hislerimle uyumlu şu an.

Negatif olmak istiyorum işte.

Haydi etiketleyin beni atın hayatınızdan!

Kendime bir sıfat bile bulmaya gerek duymuyorum, sizler yapıştırırsınız nasılsa.

 

İpler hep birilerinin elinde hayatlarımızda,

Gözyaşlarımızı saklarız gözlerimizde

Aksa boyası çıkar maskelerimizin

Soytarı yüzlerimizde.

 

Herkes birilerinin kuklası olmuş

Ne kadar inkar etsek de

İsterseniz aynalara bakın

Aslımız görünür suretimizde.

 

    Haydi bakın bakın! Bakın da aynalara görün siz olmayan kendiniz sandığınızı !

Kimse kimseyi umursamıyor aslında.Kendisine benzetmeye çalışıyor.

Ben negatifim bu günlerde.

Dilerseniz uğurlar ola.

 

Harçeng

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

sakin ve suskun

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

sairindilinden
pedogog
Remziye Cicibaş
zelihabekoglu
alinyazisi
kyksanalavm

adopt your own virtual pet!